Tıp dünyasında ilkler her zaman ayrı bir yere sahiptir. Özellikle ilk doktorların önemi bir hayli fazladır. Tıbbın gelişmesinde ve ilerlemesinde önemli bir katkı sunan ilk doktorlar nice yeni doktorun yetişmesine de vesile olmuştur. Bu nedenle “Dünyada ilk doktor kimdir?” sorusu akıllara sık sık gelir.
Doktor ünvanı, tıp fakültesi mezunlarına verilir. Bu ifade yerine hekim ifadesi de kullanılabilir. Aynı zamanda tabip kelimesi de eski dönemlerde doktor yerine yaygın olarak kullanılan bir ünvandır. Doktor ifadesi, Fransa’daki ilk üniversitelerin kurulduğu dönemden bu yana mevcuttur. Bu unvanın kökenine meraklıysanız dünyanın ilk üniversitesinin hangisi olduğunu anlattığımız yazımıza da göz atabilirsiniz.
Dünyanın ilk doktoru olarak aynı dönemde yaşamış pek çok hekimden bahsetmek mümkündür. Ancak literatürde öne çıkan iki isim vardır. Bunlardan biri Antik Mısır Dönemi’nde yaşayan İmhotep’tir. Bir diğeri ise Antik Yunan Dönemi’nde yaşayan Hippokrates’tir.
İlk olarak İmhotep’ten bahsetmek gerekir. İmhotep’in yaşadığı dönem M.Ö. 27. yüzyıla denk gelir. İmhotep’in daha başka pek çok ünvanı vardır. Kendisi Firavun’a vezirlik, baş mimarlık ve başrahiplik yapmıştır. Ancak tıp alanında sahip olduğu bilginin diğerlerini gölgede bıraktığını söyleyebiliriz. Kendisi; ilaçlar, medikal gereçler hakkında sahip olduğu ve farklı yöntemlerle edindiği tüm bilgileri yazılı olarak kaydetmiştir. Bu sayede tıp bilimleri alanının gelişmesinde ciddi bir katkısı olmuştur.
“İlk doktor kimdir?” denilince akla gelen bir diğer isim Hipokrat’tır. Hipokrat’ın doğum tarihinin M.Ö. 460 yılı olduğu bilinir. Tıbbın babası olarak da bilinen bilim insanı, hastalıkların kaynağının doğaüstü güçler olmadığını belirtmiştir. Kendisinin hazırladığı ve Hipokrat Yemin, olarak adlandırılan bir metin de vardır. Bu metin, Türkiye’de tıp fakültesi mezuniyet törenlerinde her yıl coşkuyla okunur.
Hipokrat, ilk olarak zatürre ve epilepsi hastalığı konusunda belli çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmalar neticesinde hastalıkların belirtilerini ortaya koymuştur. Ayrıca düşüncelerin beyin kaynaklı ortaya çıktığını belirtmiştir. Hipokrat’ın ana felsefesi hiçbir zaman hastaya zarar verilmemesidir.
İlk doktor olarak İmhotep ve Hippokrates ön plana çıksa da insanlık tarihinin başlamasıyla tıbbın gelişimine katkı sunan ve ismi hiç duyulmayan pek çok insan vardır. Her dönemdeki şifacılar, din adamları, şamanlar, hatta belki zamanında cadı ilan edilenler bile sürece katkı sunmuştur.
İlk Kadın Doktor Kimdir?
Kadınların tıp sahnesine çıkışı belli zorluklarla beraber mümkün olmuştur. İlk kadın doktor olarak Elizabeth Blackwell’den bahsedebiliriz. Amerika Birleşik Devletleri’nde dünyaya gelen Blackwell, 1821 yılında hayata gözlerini açar. 1849 yılında Geneva College (New York) Tıp Fakültesinden mezun olan Blackwell’in bu yolu tamamlaması hiç de kolay olmamıştır. Tıp fakültesi sonrasında doktor olmak istediğinde tüm kapılar yüzüne kapanmıştır. Ancak o, doktor olmayı kafasına koymuş ve hedefinden vazgeçmemiştir.
Hastanelerde çalışmasına, bir muayenehane açmasına izin verilmeyen Blackwell, Paris’te yeni doğmuş bir bebeği tedavi ederken kaptığı enfeksiyon nedeniyle bir gözünü kaybeder. Bu nedenle cerrah olma hayali suya düşen Blackwell uzun uğraşlar sonucu muayenehanesini açar. 1857 yılında kardeşi Emily ve meslektaşı Marie Zakrzewska ile birlikte, zamanla kadınlar için bir tıp fakültesi programına da dönüşen New York Infirmary for Women and Children’ı kurar. Birçok hekim yetiştiren ve önemli eserler üreten Elizabeth Blackwell 1910 yılında hayata gözlerini yumar.
Tıpkı tıp alanında olduğu gibi, kadınların erkek egemen görülen başka mesleklerde de ilk adımları atması uzun mücadeleler gerektirmiştir. Bu konudaki bir başka örneği ilk kadın pilotun hikâyesinde bulabilirsiniz.
Türkiye’deki İlk Doktor Kimdir?
Osmanlı’daki ilk doktorun kim olduğu konusunda net bir bilgi olmasa da öne çıkan bazı hekimlerden bahsedebiliriz. Osmanlı’daki ilk hastane, Yıldırım Bayezid tarafından Bursa’da yaptırılan Yıldırım Darüşşifası’dır (vakfiyesi 1400 tarihli). İran’da yetişmiş bir hekim olan Tabib Hüsnü, bu hastanenin ilk başhekimliğini yapmıştır. Mısır’daki Memlük Sultanı tarafından gönderilen Şemseddin İbn Sagir de burada hem hekimlik hem öğretmenlik yaparak hastanenin aynı zamanda bir tıp okulu işlevi görmesini sağlamıştır.
Osmanlı tıp tarihinin bir diğer önemli ismi ise Şerafeddin Sabuncuoğlu’dur. Ancak o, Bursa’daki bu ilk hastaneyle değil, Amasya’daki Darüşşifa ile anılır; burada hocası Burhaneddin Ahmed’den eğitim alıp 17 yaşında hekimliğe başlamış, ünlü eseri Kitâbü’l-Cerrâhiyyetü’l-Hâniyye’yi ise 1465-68 yıllarında, yani Bursa hastanesinin kuruluşundan yaklaşık yetmiş yıl sonra kaleme almıştır.
Türkiye’deki ilk doktor konusunda yine dünyadaki gibi bir bakış açısı izlemek mümkündür. Şifacılar ve adı bilinmeyen pek çok kişi, tıp alanında yaşanan gelişmelerin temelini hazırlamıştır. İlk doktor olarak Dr. Şanizade Mehmet Ataullah Efendi kabul edilir. Osmanlı Dönemi’nde ve 19. Yüzyılın ilk yarısında yaşanan bu hekim, modern tıbbın Osmanlı’da gelişmesinde önemli bir role sahiptir.
1771 yılında dünyaya gelen Şanizade Mehmet, medrese eğitiminden sonra tıp alanında eğitim almaya başlamıştır. Osmanlı tıbbını ve modern tıbbı birleştiren ilk doktor Şanizade Mehmet, tıbbi eserleri ile ön plana çıkar. Osmanlı’da modern tıp kurumlarının ortaya çıkmasında, tıp okulu gibi kurumların açılmasında öncü olan Şanizade, ilk doktor olarak kabul görür.
İlk Türk Kadın Doktor Kimdir?
Burada önemli bir ayrım var: ‘Türkiye’nin ilk kadın doktoru’ ile ‘ilk Türk kadın doktoru’ aynı kişi değil. Safiye Ali her ne kadar ilk Türk hekim olarak kabul edilse de ondan önce de Osmanlı Dönemi’nde kadın hekimler vardı. Dr. Zaruhi Serope Kavalcıyan, 1903 yılında ABD’de (Illinois Üniversitesi, Chicago) tıp eğitimini tamamlayarak hekimlik yapmaya başlar. Yani Safiye Ali’den yaklaşık 18 yıl önce. Kavalcıyan ilk olarak Adapazarı’na gider ve burada babasının yanında çalışır. Kavalcıyan, Safiye Ali’nin tıp okumaya karar vermesinde önemli bir rol oynamıştır. Bu nedenle ‘Türkiye topraklarında hekimlik yapan ilk kadın doktor’ unvanı Ermeni kökenli Zaruhi Kavalcıyan’a, ‘ilk Türk (etnik) kadın doktor’ unvanı ise Safiye Ali’ye aittir.
Türkiye’de ilk kadın doktoru Hatice Safiye Ali’dir. Safiye Ali, 1894 yılında zengin ve eğitimli bir ailenin kızı olarak dünyaya gelir. Babası, Osmanlı saray yaverlerinden biridir. Annesi ise şeyhülislam kızıdır. Safiye Ali, Bülent Ecevit ile akrabadır. Ecevit’in anneannesi ile kardeş olan Ali, 1916 yılında Amerikan Kız Koleji’nden mezun olur. Tıp eğitimi almak isteyen Ali’nin Osmanlı topraklarında bunu yapması mümkün değildir. Çünkü kadınların böyle bir eğitim alması, Osmanlı’da yasaktır. Bu nedenle tıp doktoru olmak için Almanya’ya gider.
Safiye Ali, Würzburg Üniversitesinde eğitim alır. 1921 yılında mezun olan Ali, uzmanlığını da Almanya’da alır. Okul arkadaşı Ferdinand Krekeler ile evlenen Ali, 1923 yılında Türkiye’de klinik açar ve aynı yıl Cumhuriyet’in ilk kadın doktoru unvanıyla tababet icazetnamesini alır. Ali, ilk başta ciddi zorluklar yaşar. Kadın olduğu için ona güvenmeyen pek çok kişi vardır. Ayrıca kadın olduğu için ona daha az para vermek isteyenler de çıkar. Ancak bu tür zorlukları zamanla aşar.
Safiye Ali, kadın ve çocuklar için pek çok çalışma yürütür. Süt Damlası ve Kızılay Kadın Merkezi gibi kurumları kurar. Çocukların sağlıklı süte ve bakıma ulaşması için çalışan Safiye Ali, Türkiye Kadınlar Birliği’nin de idare heyetinde yer alır. Kurum, kadın hakları üzerine pek çok faydalı çalışma yürütür. Türk kadınını en iyi şekilde temsil eden Safiye Ali kanser nedeniyle 1952 yılında hayatını kaybeder.
Safiye Ali her ne kadar ilk Türk hekim olarak kabul edilse de ondan önce de Osmanlı Dönemi’nde kadın hekimler vardır. Dr. Zaruhi Serope Kavalcıyan, 1903 yılında ABD’de tıp eğitimini tamamlayarak hekimlik yapmaya başlar. Kavalcıyan ilk olarak Adapazarı’na gider ve burada babasının yanında çalışır. Kavalcıyan, Safiye Ali’nin tıp okumaya karar vermesinde önemli bir rol oynamıştır. Osmanlı’da ilk olarak 1920’li yıllardan itibaren kadın hekimlere çalışma alanı açılır. Bu sayede Adapazarlı Dr. Ofelya Nergararyan-Kasabyan, Dr. Amália Frisch gibi isimler de hekimlik yapmaya başlar.
Tıp Tarihindeki Önemli İlkler
İlk doktor kadar tıp tarihinde üzerinde durulması gereken pek çok ilk vardır. Tıp tarihine damga vuran ilklerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz:
- Alexander Fleming 1928 yılında penisilini keşfederek büyük bir devrim yaratmıştır. Penisilinin kullanımı ile tedaviler, ameliyatlar çok daha kolay bir hal almıştır.
- Harmon Northrop Morse, 1878 tarihinde parasetamol sentezi oluşturmayı başarır. İlk olarak baş ağrısı ve ateş düşürücü etkileri bilinmese de sonradan yapılan çalışmalarla parasetamolün bu tür etkileri de keşfedilmiştir.
- Frederick Banting ve Charles Best, 1920’li yılların başında insülin hormonunu bulur. Bu buluş diyabet hastalarının yaşadıkları olumsuzlukların giderilmesinde oldukça fayda sağlamıştır.
- Edward Jenner, 1796 yılında çiçek hastalığını önleyecek aşıyı keşfetmiştir.
- Bu ilkler listesine, tıp tarihinin en duygusal dönüm noktalarından biri olan ilk tüp bebeğin dünyaya gelişini de eklemek gerekir.
Özetle Merak Edilen Soru ve Cevaplar
| Dünyanın ilk doktoru kimdir? | Kesin bir isim yok, en çok İmhotep (M.Ö. 27. yy) ve Hipokrat (M.Ö. 460) öne çıkar. |
| Tıbbın babası olarak kim bilinir? | Hipokrat |
| Dünyanın ilk kadın doktoru kimdir? | Elizabeth Blackwell (ABD, 1849 mezun). |
| Osmanlı’nın ilk hastanesi hangisidir? | Yıldırım Darüşşifası (Bursa, vakfiyesi 1400). |
| Türkiye’de hekimlik yapan ilk kadın doktor kimdir? | Zaruhi Serope Kavalcıyan (1903, ABD mezunu). |
| İlk Türk (etnik) kadın doktor kimdir? | Hatice Safiye Ali (1921, Almanya mezunu). |
Kaynaklar
- Britannica — Imhotep
- Wikipedia — Elizabeth Blackwell
- Fikriyat — Osmanlı’nın İlk Hastanesi: Yıldırım Darüşşifası
- DEÜ Tıp Fakültesi — Şerafeddin Sabuncuoğlu
- Dergipark — Türkiye’nin İlk Türk Kadın Doktoru: Safiye Ali
- İstanbul Tabip Odası — Dr. Zaruhi S. Kavalcıyan, Türkiye’nin İlk Kadın Hekimi
- Wikipedia — Harmon Northrop Morse


